FOMO ve FUD: Duygusal Kararların Kripto Yatırımcısına Maliyeti
Finansal piyasalarda para kaybetmenin en yaygın yolu, sanılanın aksine yanlış finansal varlığa yatırım yapmak değildir. Yatırımcıların önemli bir çoğunluğu ‘’doğru’’ finansal ürünü, yanlış zamanda, yanlış sebeplerle almakta veya satmaktadır.
Bu yanlış zamanlamanın arkasında çoğunlukla iki güçlü duygu yönetimi bozukluğu yatar: FOMO ve FUD.
FOMO Nedir?
FOMO, İngilizce "Fear of Missing Out" (Fırsatı Kaçırma Korkusu) ifadesinin kısaltmasıdır. Kavram, psikoloji literatüründe bireyin başkalarının sahip olduğu deneyimleri, fırsatları veya kazanımları kaçırdığına dair yaşadığı kaygı durumunu tanımlamak için kullanılır. İlk olarak 1996 yılında pazarlama stratejisti Dan Herman tarafından akademik çerçevede ele alınan FOMO, 2000'li yıllarda sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte gündelik dile yerleşmiş ve finans psikolojisinin temel kavramlarından biri hâline gelmiştir.
FUD Nedir?
FUD, İngilizce "Fear, Uncertainty and Doubt" (Korku , Belirsizlik ve Şüphe) ifadesinin kısaltmasıdır. Kavram, 1920'lere uzanan bir geçmişe sahip olmakla birlikte ilginç bir şekilde ilk olarak finans sektöründe kullanılmamıştır. Modern anlamıyla 1970'lerde bilgi teknolojisi sektöründe belgelenmiş ve zamanla finans ile kripto para alanlarına taşınmıştır.
Terimin günümüzdeki kullanımı, IBM'in eski mühendislerinden Gene Amdahl'ın 1970'lerde kendi şirketini kurmasıyla doğrudan ilişkilidir. Amdahl, IBM'den ayrılarak Amdahl Corporation'ı kurduğunda kavramı bizzat tanımladı: "FUD, IBM satış temsilcilerinin Amdahl ürünlerini değerlendiren potansiyel müşterilerin zihnine yerleştirdiği korku, belirsizlik ve şüphedir."
IBM'in bu stratejiyle amacı, alıcıları rakip ekipmanlar yerine güvenli IBM ürünlerini tercih etmeye ikna etmekti. Örtük baskı, IBM ile kalanların ödüllendirileceğini ima etmek ve rakip ekipmanların geleceği üzerinde karanlık bulutlar olduğunu hissettirmek yoluyla uygulanıyordu.
Bu iki kavram için yaptığımız bu ansiklopedik tanımlardan sonra yatırımcıları FOMO ve FUD’a iten ana faktörü irdelemekte büyük yarar görüyoruz. Tamamen panik veya aç gözlülük psikolojisinin izinde hareket ederek alınan bu riskli ve çoğu zaman başarısız olan kararların biyolojik altyapısı vardır.
Amigdalanın Gizli Rolü
Amigdala, beynin derinliklerinde, temporal lobların içinde yer alan badem şekilli küçük bir yapıdır. Tehlike algılandığında saniyelerin altında devreye girerek vücudu savaş ya da kaç moduna geçirir. Evrimsel açıdan bu yapının görevi canlıyı hayatta tutmaktır. Tehlikeli ve stresli anlarda kriz yönetimi için devreye giren bu yapı, Freud’un teorilerine göre bilinç dışı dürtülerin, anlık korku ve haz tepkilerinin, ilkel hayatta kalma içgüdülerinin merkezi konumundadır.
Trader psikolojisini ve bu psikolojinin nörolojik altyapısını irdelemek adına konuyu 2017 boğasında bir çok kripto para yatırımcısının karşılaştığı bir trading senaryosuyla örneklendirelim. 9 Temmuz 2016’da yapılan ikinci Bitcoin halvingi sonrası Bitcoin alımına geçen bilinçli yatırımcılar anlık dalgalanmalarda ‘’malı kaptırmayarak’’ büyük yükselişi beklediler. Hatta bazı bilinçli yatırımcılar anlık düşüşleri alım fırsatı olarak değerlendirdiler. 2017 boğasının ilk önemli düşüş haftası olan 8 -12 Kasım haftasında Bitcoin Cash hard fork krizi ve Segwit2x iptalinin yarattığı panikle bazı yatırımcılar ‘’amigdalaya teslim’’ olup FUD’a kapıldılar. Böylelikle duygu yönetimini iyi yapamayan bu yatırımcılar, boğa maratonundan erkenden ayrılarak ciddi bir kar elde etme fırsatını kaçırdılar. Aynı dönemde ‘’prefrontal korteks’’in ve buna bağlı olarak mantığın yol göstreciliğinde hareket eden yatırımcılar ise pozisyonlarını korumaya, hatta güçlendirmeye devam ettiler.
Olağanüstü kitlesel ilginin olduğu ve neredeyse dokunulan her altcoinin 3x, 5x gibi değer artışlarıyla hareket ettiği dönemde ise daha önce FUD’a kapılan birçok yatırımcı yine ‘’amigdalaya’’ teslim oldu ve bu sefer de bu alım dalgasının son günlerinde FOMO (Fear Of Missing Out)’ya kapıldılar.
Sosyal Medya ve Kitle Psikolojisinin Hızlandırıcı Etkisi
Psikolojik hatta nörolojik altyapısını örneklerle irdelediğimiz FOMO ve FUD için diğer önemli ana faktör de sosyal medya. Özellikle Twitter (X), Telegram grupları ve yüksek takipçili influencer hesapları, bilgi akışını demokratikleştirmekle birlikte aynı zamanda duygusal tepkilerin çok daha hızlı yayılmasına zemin hazırlamaktadır. Örneğin, popüler bir yatırımcının attığı tek bir tweet, saniyeler içinde binlerce yatırımcıyı etkileyerek ani alım dalgalarına (FOMO) ya da panik satışlarına (FUD) neden olabilmektedir.
Telegram gruplarında yayılan doğrulanmamış haberler veya “insider bilgi” iddiaları, yatırımcıların rasyonel analiz yapmadan harekete geçmesine yol açarken; influencer’ların abartılı kazanç paylaşımları, özellikle yeni yatırımcılar üzerinde ciddi bir fırsatı kaçırma korkusu yaratmaktadır. Bu durum, bireysel karar mekanizmasının yerini kalabalığın duygusal reflekslerine bırakmasına neden olur.
Sonuç olarak sosyal medya, yalnızca bilginin değil, aynı zamanda korku ve açgözlülüğün de katlanarak yayıldığı bir ortam hâline gelmiştir. Bu nedenle yatırımcıların, karşılaştıkları bilgiyi filtreleyebilme ve duygusal tepkilerini kontrol edebilme becerisi, her zamankinden daha kritik bir önem taşımaktadır.
FOMO Ve FUD’dan Nasıl Kaçabiliriz?
Yatırımcılar, genel olarak ortaçağdaki simyacılara benzeyen bir şekilde ‘’altın formül’’ arayışındadır. Piyasalarla ilgili hiçbir sorunun yanıtı olmadığı gibi bu konuyla da ilgili bir altın formül elbette ki yok.
FOMO ve FUD’lar genellikle olağanüstü kitlesel hareketlerden sonra meydana geldiği için kitle psikolojisini referans almak, yatırımcılara duygu yönetimi konusunda rehber olabilir. Unutulmamalıdır ki, sanılanın aksine kitlelerin verdikleri kararlar akılcı değil, duygusaldır ve çoğu zaman da hatalıdır.
Her yatırımcının okuması gereken bir kitap olan Bir Borsa Spekülatörünün Anıları’ndan bir örnekle FOMO’ya karşı nasıl tedbir alınabileceğini anlatabiliriz. Finans klasiği olan bu kitabın kahramanı ve anlatıcısı olan ünlü yatırımcı Jesse Livermore (kitaptaki adıyla Lary Livingston) 1920’li yıllarda New York’ta bir berber dükkanına girer. Sakal tıraşı sırasında berber, Livermore’a mesleğini sorar. Livermore’un borsacı olduğunu açıklamasıyla birlikte berber önce büyük şirketlerin bilançolarını detaylı olarak anlatmaya başlar. Berber küçük hisselerde de teknik ayrıntılara girmeye başlayınca kahramanımız Livermore, berberden işini çabuk bitirmesini rica eder. Dükkanı terk eder etmez, dönemin teknolojisi olan telgrafla emirlerini aracı kuruma ileterek tüm hisse senetlerini satar. Birkaç gün sonraysa borsada büyük bir çöküş meydana gelir. Tamamen gerçek hikayelere dayanan bu kitapta Livermore, yatırımla ilgisi olmaması beklenen sektörlerden insanların piyasaya aşırı ilgi duyduğu dönemlerin kar realizasyonu için en uygun zaman olduğunun altını çizer.
Bir başka finans klasiği olan ‘’Borsayı Yenmek’’ kitabındaysa ünlü fon yöneticisi Peter Lynch’in FUD’ a kapılmamak için yatırımcılara sunduğu motto ise ilginç ve bir o kadar da akılcıdır. Genellikle uzun vadeli yatırım yapmayı seven Lynch, alım için uygun vakti şu şekilde özetlemiştir : ‘’ Wall Street’ta kan aktığında alım vakti gelmiştir.”…
Her iki örnek de geleneksel piyasalar için olsa da kripto para piyasaları için de geçerlidir. Çünkü piyasanın adı, yapısı ve volatilitesi ne olursa olsun hareketlerin temel nedeni yine kitle psikolojisidir.
Son olarak FOMO ve FUD’dan kaçmak adına en dipte almak ve en tepede satmak gibi akılcı olmayan hedeflerin peşinden koşmamak gerektiği de söylenebilir. Oldukça kaotik olan ve binlerce belki de on binlerce sayıda faktörden etkilenebilen finansal piyasalarda en dipten alıp en tepeden satmak çok ender gerçekleşebilen bir durumdur. Gerçekçi olmayan bu fikir yerine kademeli alım ve satım stratejileri izlemenin daha profesyonel bir yaklaşım olduğu söylenebilir.
Yasal Uyarı
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak kripto varlık alım satımı veya yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Bu bilgi, rapor, yorum ve tavsiyelerin tarafınızla paylaşılması, bunlara herhangi bir platformdan erişim sağlamanız veya bunları başka bir yolla edinmeniz, "Coinpara" ile aranızda bir yatırım danışmanlığı sözleşmesi kurulduğu veya böyle bir ilişkinin kurulması için tarafınıza teklif yapıldığı anlamına katiyen gelmeyecektir.
Bilgi, rapor ve yorumlarda yer alan hiçbir ifade veya değerlendirme hukuki, vergisel veya finansal danışmanlık niteliğinde değildir ve bu niteliği sahip olacak şekilde yorumlanamaz.