Finansal Terimler Sözlüğü

Finansal Terimler Sözlüğü

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Herkes İçin Ekonomi çalışmaları kapsamında, finans sektörü dışındaki kitlelere de finansal okuryazarlık kazandırmayı amaçlamaktadır.

Coinpara Akademi olarak, dijital varlık evreninde finansal işlemler yapanlar ve kripto para piyasalarına ilgi duyanlar için finansal terimleri Merkez Bankası sözlüğünden derledik.

Finansal Terimler Sözlüğü

A

Açık Piyasa İşlemleri (APİ): Merkez bankalarının para politikası uygulaması çerçevesinde, para arzının arttırılması veya azaltılması amacı ile hazine kağıtlarının alınıp satılması işlemleridir.  Bankalar arası Para Piyasası işlemleri de “Açık Piyasa İşlemleri” kapsamı içerisindedir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bünyesinde bu tür işlemler, Açık Piyasa İşlemleri ve Para Piyasası Müdürlükleri tarafından yürütülmektedir.

Alış-Satış Farkı: İşlem gören herhangi bir kıymetin, alış ve satış fiyatı arasındaki farkı ifade eder. Döviz çiftinin alış satış fiyatları arasındaki farkın pip cinsinden değeridir.

Alış (Bid): Piyasa katılımcılarının, piyasada işlem gören varlıkları almaya istekli oldukları fiyattır.

Anapara: İşletilen paranın faizsiz (getirisiz) ham hâlidir.

Arbitraj: Herhangi bir menkul kıymetin, dövizin veya malın eşanlı olarak bir piyasadan alınıp diğer bir piyasada satılarak (kıymetler birbiri ile değiştirilerek) kâr edilmesi işlemidir. Arbitraj işlemleri piyasalar arasındaki fiyat farklılıklarının azalmasına yol açar. Günümüzde iletişim teknolojisinin artması ve bilgiye ulaşma maliyetinin düşmesi ile piyasalar arası fiyat farklılığı son derece düşük olmakta, ortaya çıkan farklılıklar anlık olarak bu tür işlemlerle ortadan kalkmaktadır.

Ayı Piyasası (Bear Market): Fiyatların düşüş eğilimi gösterdiği piyasaları ifade eder.

Artan Trend Kanalı: Artan trend kanalı yukarı yönlü piyasaların dip noktalarını birleştirir ve bir trend çizgisine paralel hareket eder. Artan trend kanalı ve trend çizgisi yukarı yönlü bir trendin alt ve üst sınırlarını oluşturur. Bu boğa piyasasında kullanılır.

B

Bankalararası Kart Merkezi (BKM): Banka kartları ve kredi kartlarının takas ve mutabakatını sağlamak üzere 1990 yılında 13 kamu ve özel Türk bankasının ortaklığında kurulmuş olan, tüzel kişiliği haiz bir ödeme sistemidir. BKM aracılığıyla bankalar birbirleri adına yaptıkları kredi kartı ve banka kartı ödemelerinin takasını ve mutabakatını sağlamaktadır.

Bankalararası Para Piyasası: TCMB  bünyesinde faaliyet gösteren, bankaların birbirleriyle ve TCMB  ile tl depo alım-satım işlemlerini ve sadece TCMB taraf olmak üzere geç likidite penceresi ve gün içi limit işlemlerini gerçekleştirebildikleri piyasadır.

Banknot: Taşıyana, üzerinde yazan miktarın ödenmesinin, çıkaran kuruluş tarafından garanti edildiği faiz taşımayan kıymetlerdir. Yasal ödeme aracıdır. TCMB, Türk lirası banknot basmaya yetkili tek kurumdur.

Başlangıç Marjı: Müşterinin yapacağı işlemlerde pozisyon açabilmek için teminat olarak alınan başlangıç miktarı.

Baz Etkisi: İki dönem arasındaki değişim hesaplanırken, değişime referans alınan dönemde normalden önemli ölçüde düşük veya yüksek bir gerçekleşme olması durumunda değişim hesaplandığı döneme yansıyan etkiyi ifade etmektedir.

Baz Puan: Faiz oranlarındaki değişimi ifade eden bir ölçüm birimidir. Virgülden sonraki dördüncü haneye karşılık gelir (0,0001). Örneğin faiz oranının %5,25’ten %6,75’e yükselmesi durumunda 150 baz puanlık bir artış söz konusudur. Diğer bir deyişle 100 baz puanlık değişim %1’lik değişime karşılık gelmektedir.

Baz Döviz: Döviz çiftlerinde alım ve satıma konu ilk para birimi için kullanılan ifadedir.

Bilanço: Bir işletmenin sahip olduğu varlıklar ile bunların hangi kaynaklardan finanse edildiğini gösteren tablodur.

Boğa Piyasası (Bull Market): Piyasalarda genel anlamda çıkış eğiliminin baskın olduğu zaman periyodlarını ifade eder.

Bütçe: Gelecekteki belirli bir dönemde gerçekleşmesi düşünülen gelir ve giderlerin karşılıklı listesini içeren cetveldir.

Bütçe Açığı: Bir ülkenin kamu dengesinde giderlerin gelirlerden fazla olması durumudur.

C-Ç

Cari Açık: Bir ülkenin ihraç ettiği mal ve hizmetlerden elde ettiği gelirin, ülkenin yurt dışından ithal ettiği mal ve hizmetlere yaptığı ödemelerden az olmasıdır.

Cari Kur: Döviz piyasalarında aynı gün takası gerçekleşen dövizin alım-satımında kullanılan kur anlamına gelmektedir.

Çapraz Kur: İki yabancı para ve bu iki paranın her birinin bir üçüncü yabancı para (genellikle ABD doları) ile arasındaki parite olarak tanımlanan döviz değişim kurudur.

Ciro: Belirli bir süre içinde gerçekleşen işlemlerin toplam değeridir.

D

Dalgalı Kur Rejimi: Kurun büyük ölçüde piyasadaki arz ve talep koşullarına göre belirlendiği sistemi ifade eder. Döviz kurlarındaki aşırı oynaklığı ve/veya piyasa temellerinden kopuk hareketleri önlemek amacıyla merkez bankaları döviz alımı/satımı yoluyla piyasaya seyrek olarak ve sınırlı miktarlarda müdahale etmektedir.

Deflasyon: Fiyatlar genel düzeyinde sürekli bir düşüş durumunu ifade etmektedir. Mal ve hizmetlerin sürekli ucuzlaması ama aynı zamanda bu mal ve hizmetlerin alım taleplerinin de aynı şekilde düşmesidir.

Deflatör: Parasal terimlerle (nominal) ifade edilmiş olan bir iktisadi büyüklüğün değerinin gerçek değere (reel) çevrilmesinde kullanılan fiyat endeksini ifade eder.

Devalüasyon: Sabit kur rejiminde, ulusal paranın yabancı paralar karşısındaki değerinin azalmasını ifade eder.

Devlet İç Borçlanma Senetleri: T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yurt içi piyasada ihraç edilen borçlanma senetleridir.

Devlet Tahvili: Maliye Bakanlığı tarafından itibari kıymetleri eşit ve ibareleri aynı olmak üzere çıkartılan borç senetleridir.

Dezenflasyon: Fiyat artış hızının azalması anlamına gelmektedir. Yüksek enflasyondan düşük enflasyona geçiş sırasında yaşanan düşen enflasyon sürecini ifade etmektedir.

Direnç Seviyesi: Fiyatların yükselişte zorlandığı ve satış işlemlerinin oluşabileceği fiyat seviyesidir.

Dış Ticaret Dengesi: Yurt içinde yerleşik kişiler ile yurt dışında yerleşik kişiler arasında gerçekleştirilen ve gümrüklerden geçen mal ihracat ve ithalat tutarları arasındaki farkı ifade eder. İhracatın ithalattan fazla olması durumunda dış ticaret fazlası, tersi durumda dış ticaret açığı oluşur.

Dış Ticaret Hadleri: İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine oranıdır. Dış ticaret haddinin 100’ün üzerinde bulunması, dış ticarete konu malların ihracat fiyatlarının ithalat fiyatlarına göre daha yüksek olduğunu gösterir. Birim değer endeksleri TÜİK tarafından hesaplanmaktadır.

Dolarizasyon: Bir ülkedeki yerleşiklerin değişim aracı, hesap birimi ve değer biriktirme aracı olarak kendi ulusal paraları yerine yabancı para kullanmalarıdır. Tam dolarizasyon, bir ülkenin ulusal parasını tamamen terk edip, yabancı para birimini resmi para birimi olarak kabul etmesidir. Kısmi dolarizasyon; bir ülkede ekonomik birimlerin, yüksek enflasyon ve belirsizlik ortamında ulusal paranın olası değer kaybından korunmak amacıyla, ulusal para cinsinden finansal varlıklar yerine yabancı para cinsinden finansal varlıkları seçmeye başlamasıyla ortaya çıkmaktadır.

Dolaşımdaki Para: Dolaşımdaki banknotlar ile madeni para toplamından, banka kasalarında bulunan banknot ve madeni para tutarlarının çıkarılması ile elde edilen tutardır.

Döviz Kuru: Ulusal bir paranın, diğer bir ulusal para cinsinden ifadesidir.

Dünya Bankası: 1944 yılı sonrasında, Avrupa’nın yeniden imarına yönelik olarak “Uluslararası Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası (International Bank for Reconstruction and Development – IBRD)” adı altında kurulan uluslararası bir örgüttür. Daha çok, gelişmekte olan ülkelere uzun vadeli proje kredileri sağlamaktadır.

E

Efektif: Kaydi forma dönüşmemiş, ekonomik birimlerin fiilen kâğıt para (banknot) ve madeni para olarak ellerinde tuttukları parayı ifade etmek için kullanılan bir terimdir.

Ekonomik Güven Endeksi: Tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen, tüketici güven göstergesi ile mevsim etkilerinden arındırılmış imalat sanayi (reel kesim), hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ilişkin güven göstergelerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşan bir endekstir.

Elektrik Fon Transfer Sistemi (EFT): Türk lirası üzerinden yapılan ödeme işlemlerinin elektronik ortamda gerçek zamanlı mutabakatını sağlayan ödeme sistemidir. EFT sisteminin sahibi ve işleticisi TCMB’dir. EFT Sistemi Müşteriler Arası TL Aktarım Sistemi ve Bankalararası TL Aktarım Sistemi olmak üzere iki bileşene sahiptir. EFT Sistemi resmî tatil günleri dışında hafta içi her gün 08.00-17.30 saatleri arasında çalışmakta, yarım işgünlerinde ise sistem 13.00’da kapanmaktadır.

Elektronik Para: Elektronik para ihraç eden kuruluş tarafından kabul edilen fon karşılığı ihraç edilen, elektronik olarak saklanan, 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’da tanımlanan ödeme işlemlerini gerçekleştirmek için kullanılan ve elektronik para ihraç eden kuruluş dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından da ödeme aracı olarak kabul edilen parasal değerdir.

Emisyon: Dolaşıma çıkarmak, ihraç etmektir.

Enflasyon: Fiyatlar genel seviyesindeki sürekli artış eğilimidir. Enflasyon, tüketici ve üretici fiyat gelişmelerini gösteren ve TÜİK tarafından yayımlanan resmi endeksler ile ölçülmektedir.

Euro Dolar: Amerika Birleşik Devletleri (ABD) dışındaki bankalarda veya ABD bankalarının yurt dışı şubelerinde tutulan ABD doları cinsinden mevduatları ifade etmek için kullanılmaktadır. Euro ifadesi, bu tür mevduatların büyük çoğunluğunun özellikle Batı Avrupa ülkelerindeki bankalarda tutulmasından kaynaklanmaktadır. Asya ve benzeri diğer tüm ülkelerde tutulan ABD doları hesapları da bu adla anılmaktadır.

F

Faiz Oranı: Üretim faktörlerinden sermayenin elde ettiği getiridir. Diğer bir ifade ile paranın kullanım bedelidir.

Finansal İstikrar: Finansal piyasalarda, bu piyasalarda faaliyet gösteren kurumlarda ve ödeme sistemlerindeki istikrarı ve şoklara karşı dayanıklılığı ifade etmektedir. Bu alanlardaki istikrar genelde finansal sistemin sağlıklı ve istikrarlı işlemesini, dolayısıyla ekonomideki kaynakların üretken bir şekilde tahsisini ve risklerin uygun bir şekilde yönetim ve dağılımını beraberinde getirmektedir. Finansal istikrarsızlığın ise ekonomide önemli sorunlar yaratacağı bilinen bir olgu olup, yaşanan finansal krizlerin yüksek maliyeti finansal istikrarın önemine işaret etmektedir.

Fiyat Marjı / Fiyat Aralığı: Bir hisse senedi için seans içinde önerilebilecek en düşük ve en yüksek fiyatlar o hisse senedinin Fiyat Marjı/Fiyat Aralığı’nı oluşturur. Fiyat marjı baz fiyatın %10 üstü ve altı şeklinde her seans Sistem tarafından otomatik olarak hesaplanır. Üst sınır, uygun olan üst fiyat adımına, alt sınır ise alt fiyat adımına yuvarlanarak belirlenir.

Finansal Okuryazarlık: Bir bireyin kişisel bütçesini yönetme sürecinde etkin ve bilinçli kararlar alabilmesini sağlayan temel finansal bilgiye sahip olması ve bu kararları uygulayarak bireysel ve toplumsal finansal refahı artırma yetisidir.

Fiyat İstikrarı: Para politikasının uzun dönemli temel amaçlarına (büyüme ve istihdam) yönelik olarak ekonomik birimlerin karar alma süreçlerinde etkili olmayacak ölçüde düşük ve istikrarlı bir enflasyon oranını ifade eder.

Fon: Banknot, madeni para, kaydi para veya elektronik parayı ifade eder.

Forward İşlemler: İleri tarihli işlemler anlamındadır. Belli bir kıymetin önceden belirlenmiş bir fiyattan yine önceden belirlenmiş bir tarihte teslim edilmesini öngörür. İşlemler, genellikle organize piyasalarda değil, alıcı ve satıcının karşı karşıya gelmesi ile tarafların ihtiyaçları doğrultusunda gerçekleştirilir.

G

Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH): Bir ülke vatandaşlarının bir dönem içinde ürettiği katma değerdir.

Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH): Bir ülkenin sınırları içinde bir dönemde üretilen katma değerdir.

Geç Likidite Penceresi: TCMB’nin nihai kredi mercii sıfatıyla ödeme sistemlerinde ortaya çıkabilecek sorunların önlenmesi amacıyla bankalara geçici nitelikteki likidite ihtiyaçlarını karşılamaları için gün sonunda teminatları karşılığında, limitsiz olarak sağladığı gecelik vadeli TL borçlanma imkanı ile likidite fazlalarını değerlendirebilmeleri için aynı koşullarda sağladığı gecelik vadeli TL borç verme imkânıdır.

H

Halka Arz: Hisse senetlerinin halka arzında aracı kuruluşlar iki şekilde aracılık edebilirler; bunlar bakiyeyi yüklenim (underwriting) ve en iyi gayret aracılığı (best effort) yöntemleridir.

Hazır İmkânlar: TCMB’nin para politikası hedefleri çerçevesinde, para arzının ve ekonominin likiditesinin etkin bir şekilde düzenlenmesi amacıyla, bankalara ve aracı kurumlara politika faiz oranlarından kısa vadede sağlamış olduğu Türk lirası borç alma ve borç verme imkanlarını ifade eder.

Hazine Bonosu: T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan bir yıldan kısa vadeli borçlanma senetleridir.

Hisse Senedi: Sermaye piyasası araçlarının değerini etkileyebilecek, henüz kamuya açıklanmamış bilgileri kendisine veya üçüncü kişilere menfaat sağlamak amacı ile kullanarak, sermaye piyasasında işlem yapanlar arasında fırsat eşitliğini bozacak şekilde haksız yarar sağlamak veya bir zararı bertaraf etmektir.

I-İ

IBAN (Uluslararası Banka Hesap Numarası): Para transferlerinin hızlı, hatasız ve az maliyetle gerçekleştirilmesi amacıyla belirli bir standarda göre oluşturulmuş uluslararası banka hesap numarasıdır.

İhracat: Bir ülkede yerleşik kişi ve kurumların diğer ülkelere mal satmasıdır.

İşgücü: Çalışma çağında olan nüfustan çalışma arzusu göstererek işgücü piyasasına dâhil olanlar işgücünde kabul edilmektedir. İş aradığı halde henüz iş bulamayanlar, diğer bir ifadeyle işsiz konumda olanlar ile çalışanların toplamı işgücünü oluşturmaktadır.

İşsizlik Oranı: İşsizlerin işgücüne oranı olarak tanımlanmaktadır.

İthalat: Bir ülkede yerleşik kişi ve kurumların diğer ülkelerden mal almasıdır.

K

Kaldıraç Oranı: Borcun öz sermayeye veya toplam sermayeye oranıdır. Kaldıraç oranları, işletmenin kaynak yapısını gösterir ve işletmenin varlıklarının hangi kaynaklarla ne oranda finanse edildiğinin görülmesini sağlar. Basel III kapsamında geliştirilen kaldıraç oranı ise, ana sermayenin toplam risk tutarına bölünmesiyle hesaplanır.

Konsolidasyon: Bir borcun borçlusu tarafından ödenmeyip zorunlu veya gönüllü olarak vade, faiz, tür ve benzeri yönlerden yeniden yapılandırılmasını ifade eder.

Konvertibilite: Bir ülke parasının, döviz piyasalarında başka bir ülke parası ile serbestçe değiştirilebilmesi ve uluslararası ticari işlemlerde değişim aracı olarak kullanılabilmesidir.

Kredi Riski: Bir finansal kuruluşun yükümlülüklerini zamanında veya gelecekte tam olarak yerine getirememe riskidir.

Kur Riski: Gelecekte döviz kurunun değerinde yaşanabilecek dalgalanmalar sonucunda varlıklar ve/veya yükümlülüklerde meydana gelebilecek değişikliklerden zarar edilmesi ihtimalini ifade etmektedir. Kur riskinden korunmak için yatırımcıların hem finans hem de mal piyasalarında pozisyon almaları, birden fazla ülkenin finans piyasasına yatırım yapmaları ve türev ürün veya piyasaları kullanmaları gibi yöntemler mevcuttur.

L

Likidite: Piyasada işlem gören herhangi bir varlık veya kıymetin piyasa fiyatını etkilemeden alınıp satılabilmesinin ölçütüdür. Likiditesi yüksek varlık veya kıymetlerin işlem hacimlerinin de yüksek olması beklenmektedir.

Likidite Riski: Fonlama ve piyasa likiditesi riskini ifade etmektedir. Fonlama riski, kısa vadeli nakit giriş ve çıkışları arasındaki uyumsuzluk nedeniyle ilave fonlama ihtiyacının ortaya çıkma riskini, piyasa likidite riski ise finansal varlıkların nakde çevrilme sürelerini ve değerlerini içeren riski ifade etmektedir.

M

Maliye Politikası: Hükümetlerin, istihdam, büyüme ve enflasyon gibi belirli amaçları gerçekleştirebilmek amacıyla gelir toplama, harcama yapma ve borçlanma yöntemlerini şekillendirmeleridir.

Menkul Kıymet: Kavramsal olarak merkez bankalarının kararlarında dış faktörlerden (çoğunlukla politik) etkilenmeden, kendi öngördükleri para politikası araçlarını serbestçe kullanabilmelerini ifade eder.

Merkez Bankası Müdahalesi: Merkez bankalarının kısa ve uzun dönemli para politikaları amaçlarını gerçekleştirmeye yönelik olarak piyasalarda alım-satım yapmalarıdır. Müdahale ile müdahale edilen, döviz ve faiz gibi değişkenlerin piyasa fiyatlarının politika öngörülerindeki düzeylere düşürülmesi/yükseltilmesi hedeflenir. Müdahale yöntemleri farklılık gösterebilir. Merkez bankaları taraf olup kendilerini göstererek doğrudan ve açık olarak müdahale edebilecekleri gibi dolaylı olarak da müdahale edebilirler.

Mutabakat: İki veya daha fazla taraf arasındaki fon veya menkul kıymet aktarımından kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesidir.

N

Nominal Değer: Bir kıymetin üzerinde yazan değerdir.

O-Ö

Opsiyon: Belirli bir malı, kıymeti veya finansal göstergeyi önceden belli bir vade ve fiyattan alma-satma hakkı veren kontratlardır.

Organize Türev Piyasalar: Standartlaştırılmış türev işlem sözleşmelerinin vadeli alınıp satıldığı, gerçekleştirilen takasların bir kurum tarafından garanti edildiği, borsa bünyesinde işleyen piyasalardır.

Oynaklık (Volatility): Bir kıymetin fiyatındaki değişkenliğin ifadesidir. Çoğunlukla standart sapma ile ölçülür. Yüksek oynaklık artan bir belirsizliğin göstergesidir.

Ödeme Sistemi: Üç veya daha fazla katılımcı arasındaki transfer emirlerinden kaynaklanan fon aktarımlarının gerçekleştirilmesini sağlamak amacıyla yapılan takas ve mutabakat işlemleri için gerekli altyapıyı sunan ve ortak kuralları olan yapıdır.

Ödemeler Dengesi: Bir ekonomide yerleşik kişilerin (genel hükümet, merkez bankası, bankalar, diğer sektörler) diğer ekonomilerde yerleşik kişiler (yurt dışında yerleşikler) ile belli bir dönem içinde yapmış oldukları ekonomik işlemlerin sistematik kayıtlarını elde etmek üzere hazırlanan istatistiki bir rapordur.

P

Para Piyasası: Kısa vadeli (uluslararası piyasalar için 90 gün ve daha az), yüksek likiditeye sahip finansal araçların işlem gördüğü piyasadır.

Para Politikası: Ekonomik büyüme, istihdam artışı ve fiyat istikrarı gibi hedeflere ulaşabilmek için paranın elde edilebilirliğini ve maliyetini etkilemeye yönelik olarak alınan kararları ifade eder. Uygulanmasından sorumlu kuruluşlar merkez bankalarıdır. TCMB Kanunu’nda, TCMB’nin temel amacının fiyat istikrarını sağlamak olduğu ifade edilmiştir.

Para Politikası Kurulu (PPK): Fiyat istikrarını sağlamak amacıyla para politikası ilke ve stratejilerinin ve bu stratejiler çerçevesinde hükümetle birlikte enflasyon hedefinin belirlenmesi, Türk lirasının iç ve dış değerini korumak için gerekli tedbirlerin alınması ve yabancı paralar ile altın karşısındaki muadeletini tespit etmeye yönelik kur rejiminin, yine hükümet ile birlikte belirlenmesi ile görevli ve yetkili olarak TCMB bünyesinde oluşturulmuş bir kuruldur.

Paranın Dolaşım Hızı: Bir birim paranın kaç birim mal veya hizmetin el değiştirmesine imkân sağladığını gösterir. GSMH / Para Stoku ile ifade edilir.

Parasal Büyüklükler: Parasal büyüklük, dolaşımdaki para ile parasal sektörün (merkez bankası, bankalar ve para piyasası fonları) parasal veya paraya çevrilebilir olan çeşitli yükümlülüklerinin toplamından parasal sektörün birbirine olan yükümlülükleri düşülerek hesaplanmaktadır. İçerdiği varlıkların likit olma derecesine göre çeşitli parasal büyüklük tanımları bulunmaktadır:
M1: Dolaşımdaki para ve vadesiz mevduat toplamından oluşmaktadır.
M2: M1 ve vadeli mevduat toplamından oluşmaktadır.
M3: En geniş tanımlı para arzı olan M3, M2, repodan sağlanan fonlar ve para piyasası fonları ve ihraç edilen menkul kıymetlerin (2 yıla kadar vadeli) toplamından oluşmaktadır.

Parite: Bir ülkenin parası esas alınarak diğer ülke parasının bu esas alınan ülke parası karşısında hesaplanan değeridir.

Piyasa Faiz Oranı: Para piyasasında, para arzı ve para talebinin etkileşimine göre belirlenen ve mevduatlar ile diğer yatırımlar için ödenen faiz oranıdır.

R

Reel Efektif Döviz Kuru: Nominal efektif döviz kurunun ülkeler arasındaki nispi bir fiyat veya maliyet ölçütü ile (Üretici Fiyat Endeksi-ÜFE, Tüketici Fiyat Endeksi-TÜFE, Birim İşgücü Maliyeti-BİM, Gayri Safi Yurt içi Hasıla-GSYİH deflatörü gibi) düzeltilmesini ifade eder.

Reel Faiz Oranı: Nominal faizin enflasyondan arındırılmış hâlidir. Teknik olarak, nominal faiz oranından beklenen enflasyon oranının çıkarılması ile bulunur.

Reel İhracat: İhracat miktar endeksi ile ifade edilmektedir. İhracat miktar endeksi, fiyatlar sabit olmak koşuluyla ihracat miktarında meydana gelen değişimi ölçmektedir. İhracat miktar endeksleri TÜİK tarafından hesaplanmaktadır.

Reel İthalat: İthalat miktar endeksi ile ifade edilmektedir. İthalat miktar endeksi, fiyatlar sabit olmak koşuluyla ithalat miktarında meydana gelen değişimi ölçmektedir. İthalat miktar endeksleri TÜİK tarafından hesaplanmaktadır.

Reeskont: İskonto edilmiş, diğer bir deyişle bir bedel karşılığı (iskonto) el değiştirmiş olan kıymetlerin yeniden bir bedel karşılığı (reiskonto) el değiştirmesini ifade eder.

Repo: Genellikle piyasada likidite sıkışıklığının geçici olduğu durumlarda, bankacılık sistemi likiditesinin geçici süre için artırılması amacıyla kullanılır. Merkez bankası, açık piyasa işlemleri yapmaya yetkili kuruluşlardan (işlem sırasında belirlenen fiyat üzerinden) ileri bir tarihte geri satmak taahhüdüyle kıymet satın alır. Geri satım fiyatı, alış işleminin yapıldığı tarihte belirlenir. İşleme taraf kuruluş da işlem vadesinde repo işlemine konu kıymeti satın almayı taahhüt eder. Merkez Bankası açısından repo işlemi açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasaya işlem vadesi süresince, repoya tabi kıymetler karşılığında geçici olarak likidite sağlanmasını ifade eder.

Revülasyon: Ulusal paranın yabancı paralar karşısındaki değerinin artmasını ifade eder. Örneğin, Türk lirasının ABD doları karşısındaki değerinin 1,3 TL’den 1,2 TL’ye yükselmesi (ABD dolarının değer kaybetmesi), TL’nin 0,1 TL değer kazanması anlamındadır.

Rezerv Para: Merkez bankaları ile uluslararası finans kuruluşlarının portföylerinde bulunan döviz ve altın cinsinden varlıkları ifade etmektedir. Buna göre, ödeme aracının rezerv para özelliği taşıyabilmesi için, diğer paralar karşısındaki değeri istikrarlı olmalı, dünya ticaretindeki payı büyük bir ülkeye ait olmalı, döviz piyasalarında rahatlıkla alınıp satılabilmelidir.

S-Ş

Sabit Kur Rejimi: Ulusal bir paranın yabancı bir para veya paralardan oluşan bir sepet değerine sabitlendiği ve bu değerin sürmesinin para otoritesi tarafından bazen açık bazen de zımni olarak garanti edildiği sistemlerdir. Ulusal paranın değeri önceden belirlendiğinden o andaki arz talep koşullarını yansıtmaz.

Sanayi Üretim Endeksi: Ekonomide meydana gelen gelişmelerin ve uygulanan ekonomik politikaların, kısa dönemde olumlu veya olumsuz etkilerinin ölçülebilmesi için aylık olarak hesaplanan bir endekstir.

Satın Alma Gücü Paritesi: Belirli bir sepetteki ticarete konu olan benzer mal ve hizmetlerin farklı ülkelerdeki fiyatlarını birbirine eşitleyen döviz kurudur. Satın alma gücü paritesi hesaplanırken sadece ticarete konu olan mal ve hizmetler göz önünde bulundurulduğundan bu tür bir hesaplama iki ülke parası arasındaki değişim oranının gerçek değerini ölçmekte yetersiz kalabilmektedir.

Serbest Dalgalı Kur Rejimi: Kurun piyasadaki arz ve talep koşullarına göre belirlendiği sistemi ifade eder. Merkez bankaları piyasaya hiç müdahale etmez veya çok nadiren sadece olağandışı koşullarda müdahale eder.

Sermaye Piyasası: Bir yıldan uzun vadeli yatırım araçlarının ihraç edildiği ve işlem gördüğü piyasalardır.

Spot Piyasa: Bir ürünün alış veya satışının işlem tarihinde belirlenen fiyat üzerinde en çok iki iş günü sonrasında gerçekleştirildiği piyasadır.

Stagflasyon: Bir ekonomide üretimin düştüğü veya en azından artmadığı bir ortamda enflasyon yükseldiği zaman meydana gelen durumu ifade etmektedir.

Sterilizasyon: Merkez bankalarının, çeşitli nedenlerle ortaya çıkan para arzı artışlarının etkilerini dengelemek için yaptıkları açık piyasa işlemleridir.

Şeffaflık: Merkez bankaları açısından şeffaflık, para politikası stratejisinin, amaçlarının ve uygulamalarının kamuoyu tarafından anlaşılmasını sağlayacak bilgilerin sağlanmasıdır.

T

Tahvil: İhraç vadesi bir yıldan uzun menkul kıymetlerdir.

Takas: İki tarafın bir varlık veya yükümlülüğe bağlı olan nakit akışını aralarında değiştirdikleri işlemdir.

Tasarruf: Tüketimin gelecekteki bir tarihe ertelenmesi sonucunda gelirin tüketime harcanmayan kısmıdır. Gelecekte daha fazla kazanç elde etme isteği veya ileride ortaya çıkabilecek beklenmedik durumlara karşı önlem alma içgüdüsü bireylerin tasarruf eğilimlerini artıran sebeplerdendir.

Teknik Analiz: Fiyat, hacim gibi göstergelerden hareketle, geçmiş dönem piyasa hareketlerinin analiz edilerek bu yolla geleceğe yönelik olarak fiyat tahminleri yapılmasıdır. Bu amaçla, çeşitli grafik oluşumlarından ve istatistiksel yöntemlerden faydalanılır. Grafikler üzerinde geçmiş fiyat hareketleri nedeniyle ortaya çıkan oluşumların gelecek için gösterge oluşturduğu, dolayısıyla bu tür oluşumların alım-satım için gösterge olarak kullanılabileceği varsayımına dayanır. Bu tür analizler, örneğin, geçmişte gerçekleşen en düşük fiyatların, diğer bir deyişle fiyatların yükselmeye başladığı noktaların “destek noktası” olduğu, dolayısıyla alım için bu noktaların beklenmesi (kriter olması) gerektiğini, yine geçmişte gerçekleşen en yüksek fiyatların “direnç” noktası olduğunu ve satım için dikkate alınması gerektiğini öngörür.

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE): Tüketici tarafından satın alınan mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki değişimleri ölçen endekstir. TÜFE hesaplanırken ilk olarak, ülkenin genelini temsil eden bir örnek kitlenin bir yıl içinde mal ve hizmetlere yaptığı harcamalar derlenmektedir. Bu harcama yapısına göre mal ve hizmetlerin endeks içinde göreli payları belirlenmektedir. Burada, örnek kitle tarafından yüksek oranda tüketilen mal ve hizmetler daha yüksek bir ağırlığa sahip olurken daha az tüketilenler daha düşük bir ağırlığa sahip olmaktadır. Belirlenen mal ve hizmet kalemlerinin fiyatları ise her ayın belirli günlerinde tüm illerden toplanmaktadır. Toplanan fiyatlar ve yılbaşında belirlenmiş olan ağırlıklarla TÜFE hesaplanmaktadır.

Tüketici Güven Endeksi (TGE): Tüketici güvenindeki gelişmeleri izlemek amacıyla Tüketici Eğilim Anketi’nin farklı sorularına verilen yanıtların birlikte değerlendirilerek özetlendiği bir göstergedir.

Türev İşlemler: Spot (iki iş günü) işlem tarihini aşan ileri bir tarihte teslimi söz konusu olacak bir kıymetin (döviz, faiz, mal) vadesi, miktarı ve fiyatının bugünden belirlenerek sözleşmeye bağlandığı işlemlerdir. Forward, future, swap ve opsiyonlar bu tür işlemlere örnektir.

U-Ü

Üçüncül Piyasa: Tezgahüstü piyasalarda (OTC) yapılan işlemler, üçüncül piyasa işlemi olarak adlandırılır.

V

Vadeli İşlemler Sözleşmesi: İleri tarihli işlemler anlamındadır. Belli bir kıymetin önceden belirlenmiş bir fiyattan yine önceden belirlenmiş bir tarihte teslim edilmesini öngörür. İşlemler, genellikle organize piyasalarda değil, alıcı ve satıcının karşı karşıya gelmesi ile tarafların ihtiyaçları doğrultusunda gerçekleştirilir. Döviz, menkul kıymet, mal gibi alım-satıma konu araç üzerinden düzenlenebilen bu tür kontratlar fiyat riskini bertaraf etmenin yanı sıra spekülatif amaçlara da yönelik olabilir.

Vadeli Piyasalar: Vadeli piyasalar belirli bir ürünün, fiyatı bugünden sabitlenmek koşuluyla ileri bir tarihte teslim edilmesi taahhüdünü içeren sözleşmelerin alınıp satıldığı piyasalardır.

Valör: Üzerinde anlaşma sağlanan bir işlemin, fiilen yerine getirileceği örneğin, karşılıklı olarak hesaplara alacak ve borç kaydedileceği tarihtir. Benzer şekilde bir fonun, örneğin mevduatın sahibi tarafından fiilen kullanılabileceği tarihi ifade eder.

Y

Yatırım Anketi: Sanayi sektöründe faaliyet gösteren işyerlerinin mevcut yatırım eğilimleri ve yakın geleceğe yönelik yatırım planları ile bu yatırımların amacı ve işyeri yöneticilerinin yatırım kararlarında etkili olan faktörlerle ilgili değerlendirmelerinin alınması amacıyla yılda iki defa uygulanan bir ankettir.

Yatırım Fonları: Halktan katılma belgeleri karşılığı toplanan paraların, yatırım şirketleri tarafından sermaye piyasası araçları ile ulusal ve uluslararası borsalarda işlem gören altın ve diğer kıymetli madenlerden oluşan portföye dönüştürülmüş hâlidir.

Yurtdışı Üretici Fiyat Endeksi (YD- ÜFE): Yurt dışına ihraç edilmek üzere üretilen tüketim, ara ve sermaye malları ile enerji sektöründeki fiyat değişimlerini ölçen endekstir.

Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ- ÜFE): Yurt içinde ticarete konu olmak üzere üretilen tüketim, ara ve sermaye malları ile enerji sektöründeki fiyat değişimlerini ölçen endekstir.

Z

Zorunlu Karşılık Oranı: Banka ve diğer finansal kuruluşların bilançolarında taşıdıkları mevduat, kredi ve benzeri yükümlülüklerine karşılık merkez bankasında tutmak zorunda oldukları rezerv miktarını gösteren kanuni orandır. Zorunlu karşılık oranı, yükümlülüklerin çeşidine, vadesine ve para birimine göre farklılaşabilmektedir. Merkez bankaları bu oranı bir para politikası aracı olarak kullanabilmektedir. Eğer bankalar atıl rezervlere sahip değilse, zorunlu karşılık oranı artırıldığında bankalar verdikleri kredileri geri çağırırlar ve bu durum para arzının azalmasına neden olur. Zorunlu karşılık oranı düşürüldüğünde ise zorunlu karşılıkların bir kısmı kullanılabilir rezerv şekline dönüşür, bu da bankaların kredi tabanını artırır. Bankaların kredi tabanın genişlemesi de para arzının artmasına neden olur.

Finansal okuryazarlığınızı geliştirmek istiyorsanız ve aradığınız finansal terimi Coinpara Akademi’de bulamadıysanız Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın Terimler Sözlüğü‘nü ziyaret edebilirsiniz.