reel efektif döviz kuru endeksi nedir

Reel Efektif Döviz Kuru Endeksi Nedir?

Nominal efektif döviz kuru

Nominal efektif döviz kuru, Türkiye’nin dış ticareti için önemli paya sahip olan ülkelerin para birimlerinden oluşturulan karma bir sepete göre, Türk lirasının bu sepet karşısında ağırlıklı ortalama değerini ifade etmektedir. Ağırlıklar ikili ticaret akımlarını kullanarak belirlenmektedir. Ülkeler arasındaki göreli fiyat veya maliyet gelişimi hakkında bilgi içermekte ve dolayısıyla ekonomilerin rekabet güçlerinin değerlendirilmesi aşamasında kullanılan anahtar makro ekonomik göstergelerden biri olarak kabul edildiği bilinmektedir. 

Reel efektif döviz kuru

Reel efektif döviz kuru ise, nominal efektif döviz kurundaki göreceli fiyat etkileri arındırılarak elde edilebilmektedir. Bir diğer ifadeyle; nominal efektif döviz kurunun ülkeler arasındaki göreli fiyat veya maliyet farklarıyla düzeltilmiş hâlidir. Reel efektif döviz hesaplaması, nominal efektif döviz kuru üzerinden üç ayrı düzeltme aracı kullanılarak ve üç farklı biçimde yapılıyor: TÜFE, ÜFE ve birim işgücü maliyeti.

Zorunlu karşılık nedir? 

Zorunlu karşılıklar, mevduat kabul eden bankaların bu mevduatlara karşılık olarak gelen, merkez bankasında tutmaları gereken mevduatlarının kanunen saptanmış oranına verilen addır. Zorunlu karşılık oranları ise merkez bankaları için para politikası aracı olarak da kullanılabilirler. Piyasadaki para miktarı bu oranlarla ayarlanmakta ve bankaların kredi tabanını doğrudan etkilediği bilinmektedir. 

Bir diğer ifadeyle bankaların topladıkları mevduatlar karşılığında TCMB nezdinde bulundurmaları gereken mevduat oranıdır. Mevcutta bulunan, mevduat toplayan bankaların topladıkları mevduatın belirli bir oranına karşılık gelen tutarı Merkez Bankası’nda bulundurmaları gerekmekte olup, bu durum yasal zorunluluktur. Bu uygulamaya Türkiye’de faaliyet göstermekte olan yerli ve yabancı tüm bankalar tabidir. Karşılık oranı, mevduat vadesi ve para birimine göre değişiklik gösterebilmektedir. Merkez Bankası, bankaların zorunlu karşılık tutarlarına göre faiz ödeyebileceği gibi bankalara hiç faiz de vermeyebilir. 

Zorunlu karşılık oranı“ uygulaması esas olarak bankacılık sistemi teminat benzeri bir yapının daha sağlıklı işlemesi için başlatılmış olup, günümüzde Merkez Bankaları’nın likidite kontrolünü sağladığı önemli bir para politikası aracı hâline geldiği bilinmektedir. Örnek olarak zorunlu karşılık oranlarının yükseltilmesi bankaların kredi kaynaklarının düşmesine, dolayısıyla da para arzının da azalmasına neden olmaktadır. Bu demek oluyor ki zorunlu karşılık oranlarında değişiklik ile parasal sıkılaşma ya da gevşeme yapmak mümkündür. 

 

‘Zorunlu karşılık oranı’ ve diğer finansal terimlerin açıklamalarıyla ilgili detaylı bilgileri, Coinpara Akademi’deki Finans yazı kategorimizden edinebilirsiniz.