Enflasyon Nedir?

Enflasyon Nedir?

Aile büyüklerinin, o gençken her şeyin ne kadar daha ucuz olduğundan bahsederler. Onların bu cümlesinin sebebi enflasyondur. Enflasyon, mal ve hizmetlerin arz ve talebindeki dengesizliklerden kaynaklanıp fiyatlarda artışa neden olmaktadır. Kendine has bazı avantajlara sahiptir ama genel olarak enflasyonun çok yüksek olması kötü bir şeydir: Yarın değerinin düşeceğini biliyorsanız neden paranızı biriktirmek istemezsiniz. Enflasyon çok yükseldiğinde hükümetler harcamayı azaltmayı amaçlayan politikaları devreye sokar. Enflasyon, bir para biriminin alım gücündeki azalma olarak tanımlanabilmektedir. Bir ekonomide, mal ve hizmetlerin fiyatındaki devamlı artış olarak da tanımlanabilir. “Göreli fiyat değişimleri” genellikle yalnızca bir ya da iki malın fiyatında artış olduğu anlamına gelirken enflasyon, ekonomideki neredeyse tüm maddelerin fiyatının yükseldiğini ifade etmektedir. Bunun yanı sıra enflasyon, uzun vadeli bir olgu olup fiyatlardaki artış devamlı olmalı ve yalnızca dönemsel olarak ortaya çıkmaması gereklidir. Ülkelerin büyük çoğunluğu enflasyon oranı ölçümlerini yıllık olarak yapmaktadır. Enflasyonun genellikle yüzde değişimi ile ifade edildiğini görürsünüz: Daha önceki döneme oranlayacak olursak artış ya da düşüştür. Bu makalede enflasyonun farklı nedenlerinden, bir ekonomi üzerinde yaratabileceği etkilerden (olumlu ve olumsuz) ve enflasyonu ölçmenin yollarından değineceğiz.

Enflasyonun nedenleri nelerdir?

En temelde, enflasyon için en bilinen iki yaygın neden tanımlanır. İlki, dolaşımdaki para biriminin miktarının (arz) hızla artması yöntemidir. Örnek olarak, Avrupalı fatihler 15. yüzyılda güney yarım küreyi kontrolleri altına aldığında altın ve gümüş külçeleri Avrupa’ya akmış ve bu durum enflasyona neden olmuştur (arz çok yüksektir). İkinci olarak ise enflasyon, yüksek talep gören belirli bir malın arzının azalmasıyla ortaya çıkabilir. Bu da malın fiyatının artmasına neden olarak ekonominin geri kalanında da etki yaratabilmektedir. Sonuçta, neredeyse tüm mal ve hizmetlerin fiyatında genel bir artış görülebilmektedir. Ancak daha derine inersek, enflasyona neden olabilecek farklı türde olaylar da tanımlanabilir. Burada talep çekişli enflasyon, maliyet itişli enflasyon ve yerleşik enflasyon arasındaki farklardan değineceğiz. Farklı varyasyonlar olsa da ekonomist Robert J. Gordon tarafından ortaya atılan “üçgen modeli” içinde yer alan başlıca türler bunlardır.

Talep çekişli enflasyon

Talep çekişli enflasyon en sık görülen enflasyon türüdür ve harcamalardaki artıştan kaynaklanır. Böyle olunca talep, malların ve hizmetlerin arzına baskın gelir ve bu durum fiyatlarda artışa neden olmaktadır. Talep çekişli enflasyonu tanımlayan işte budur. İnsanlar, talebin arzı aşacağı şekilde gitgide daha fazla mal alarak fiyatların artmasına neden olmaktadır.

Maliyet itişli enflasyon

Maliyet itişli enflasyon, ham madde ya da üretim maliyetinin artması nedeniyle fiyatların yükselmesiyle ortaya çıkar. Bu tür enflasyonda masraflar tüketiciye “yansıtılır”.

Yerleşik enflasyon

Yerleşik enflasyon (ya da kalıntı enflasyon), geçmiş ekonomik etkinliklerden kaynaklanan bir enflasyon türüdür. Dolayısıyla yerleşik enflasyon, önceki iki tür enflasyonun zaman içinde devam etmesi sonucunda tetiklenebilir. Yerleşik enflasyon, enflasyona yönelik beklentiler ve fiyat-maaş spirali kavramlarıyla yakından ilişkilidir.