DeFi'de Yield Farming Nedir?

Likidite madenciliği olarak da adlandırılan yield farming, kripto para birimleriyle ödül üretmenin bir yoludur. Basit bir ifadeyle, kripto para birimlerini kilitlemek ve ödül almak anlamına gelir.

Bir anlamda, yield farming staking ile paralel olabilir. Ancak arka planda devam eden çok fazla karmaşıklık da vardır. Çoğu durumda, likidite havuzlarına fon ekleyen likidite sağlayıcıları olarak adlandırılan kullanıcılarla çalışır.

Likidite havuzu ise temelde fon içeren akıllı bir sözleşmedir. Havuza likidite sağlama karşılığında likidite sağlayıcıları bir ödül alır. Bu ödül, temel alınan DeFi platformu veya başka bir kaynak tarafından oluşturulan ücretlerden gelebilir.

Bazı likidite havuzları ödüllerini birden fazla token ile öder. Bu ödül tokenleri daha sonra orada ödül kazanmak için diğer likidite havuzlarına yatırılabilir ve bu böyle süre gidebilir. Temel fikir, bir likidite sağlayıcısının bir likidite havuzuna para yatırması ve karşılığında ödüller kazanmasıdır.

Yield farming tipik olarak Ethereum üzerinde ERC-20 tokenleri kullanılarak yapılır ve ödüller de genellikle bir tür ERC-20 tokenidir. Ancak bu durum gelecekte değişebilir. Şu anlık, bu aktivitenin çoğu Ethereum ekosisteminde gerçekleşmektedir.

Bununla birlikte, zincirler arası köprüler ve diğer benzer gelişmeler, DeFi uygulamalarının gelecekte blokchainden bağımsız hale gelmesine izin verebilir. Bu, akıllı sözleşme yeteneklerini de destekleyen diğer blokchainlerde çalışabilecekleri anlamına gelir.

Yield farming ile kullanıcılar, yüksek verim arayışında olduklarından genellikle fonlarını farklı protokoller arasında oldukça fazla hareket ettireceklerdir. Sonuç olarak, DeFi platformları, platformlarına daha fazla sermaye çekmek için başka ekonomik teşvikler de sağlayabilir. Tıpkı merkezi borsalarda olduğu gibi, likidite daha fazla likidite çekme eğilimindedir.

Yield Farming Nasıl Çalışır?

Yield farming, otomatik piyasa yapıcı (AMM) adı verilen bir modelle yakından ilişkilidir. Tipik olarak likidite sağlayıcıları ve likidite havuzlarını içerir. Likidite sağlayıcıları, bir likidite havuzuna para yatırır. Bu havuz, kullanıcıların tokenleri ödünç verebileceği, ödünç alabileceği veya takas edebileceği bir pazara güç sağlar. Bu platformların kullanımı, likidite havuzundaki paylarına göre likidite sağlayıcılarına ödenen ücretlere tabidir. Bu, bir AMM'nin çalışma temelidir. Ücretlere ek olarak, bir likidite havuzuna fon eklemek için başka bir teşvik, yeni bir tokenin dağıtımı olabilir. Örneğin, açık piyasada token satın almanın bir yolu olmayabilir, sadece küçük miktarlarda olabilir. Öte yandan belirli bir havuza likidite sağlanarak da biriktirilebilir. Dağıtım kurallarının tümü, protokolün benzersiz uygulamasına bağlı olacaktır. Sonuç olarak, likidite sağlayıcıları, havuza sağladıkları likidite miktarına göre bir getiri elde ederler. Yatırılan fonlar genellikle USD'ye sabitlenmiş sabit paralardır(stablecoin). DeFi'de kullanılan en yaygın sabit paralardan bazıları DAI, USDT ve USDC diğerleridir.

Paylaş: