DeFi Yatırımcılarının Bilmesi Gereken 7 Gösterge

DeFi alanı her geçen daha da fazla büyüdüğü için bazı yeni projelere anlam vermek güç olabilir. Bu noktada temel analiz, yatırımcıların pozisyonları hakkında daha iyi kararlar alabilmeleri için bir protokolün aşırı değerli mi yoksa düşük değerli mi olduğunu çözümlemeye yardımcı olur.

Deneyimli bir kripto para yatırımcısı bu ölçümlerin çoğunun geleneksel kripto para birimlerinin temel analizinde yaygın olarak kullanır

Her DeFi yatırımcısının bilmesi gerek 7 gösterge şu şekilde sıralanabilir:

  1. Toplam Kilitli Değer (TVL)

Toplam Kilitli Değer (TVL), bir DeFi protokolüne kilitlenen toplam fon miktarıdır. TVL'yi belirli bir para piyasasının likidite havuzlarındaki tüm likidite olarak düşünülebilir.

TVL, DeFi'ye olan genel ilgi hakkında fikir veren faydalı bir veri noktası olabilir. TVL, farklı DeFi protokollerinin "pazar payını" karşılaştırmada da etkili olabilir. Bu gösterge özellikle değeri düşük DeFi projeleri arayan yatırımcılar için faydalı olabilir.

Ayrıca kayda değer olan şey, TVL'nin farklı mezhepler kullanılarak nasıl ölçülebileceğidir. Örneğin, Ethereum projelerinde kilitlenen TVL, tipik olarak ETH veya USD cinsinden ölçülür.

  1. Fiyat-Satış Oranı (P/S Oranı)

Daha geleneksel bir iş durumunda, Fiyat-Satış Oranı (P/S Oranı), şirketin hisse senedinin fiyatını gelirleriyle karşılaştırır. Bu oran daha sonra hisse senedinin düşük değerli mi yoksa aşırı değerli mi olduğunu belirlemek için kullanılır.

  1. Borsalarda Token Arzı

Başka bir strateji, kripto para birimi borsalarında token arzını izlemeyi içerir. Satıcılar tokenlerini satmak istediklerinde bunu genellikle merkezi borsalarda (CEX'ler) yaparlar. Bununla birlikte, bir aracıya güvenmeyi gerektirmeyen, merkezi olmayan borsalarda (DEX'ler) kullanıcılara sunulan artan sayıda seçenek vardır. Bununla birlikte, merkezileştirilmiş mekanlar çok daha güçlü likiditeye sahip olma eğilimindedir. Bu nedenle, CEX'lerde token arzına dikkat etmek önemlidir.

  1. Borsalarda Token Bakiyesi Değişiklikleri

Token arzına dikkat etmenin faydalı olabileceğini zaten biliyoruz. Ancak sadece token bakiyelerine bakmak yeterli olmayabilir. Bu dengelerdeki son değişikliklere bakmak da yardımcı olabilir. Borsalardaki büyük token bakiyesi değişiklikleri, genellikle oynaklıkta bir artışa işaret edebilir.

  1. Benzersiz Adres Sayısı

Sınırlamaları olsa da, belirli bir coin veya token tutan adreslerin giderek artan miktarı, artan kullanıma işaret etmektedir. Daha fazla adresin daha fazla kullanıcı ve artan benimseme ile ilişkili olduğu görülmektedir.

Yine de bu oynanabilir bir ölçüdür. Birinin binlerce adres oluşturması ve bunlar arasında fon dağıtması kolaydır, böylece yaygın kullanım izlenimi verir. Temel analizdeki herhangi bir ölçümde olduğu gibi, benzersiz adres sayısı da diğer faktörlerle karşılaştırılmalıdır.

  1. Spekülatif Olmayan Kullanım

Tokenin ne için kullanıldığını anlamak, gerçek değerini bulmak için çok önemlidir. İdealinde bu, spekülasyon amacıyla yapılmayan işlemlerin sayısına bakılarak ölçülebilir. Bu biraz zor olabilir ancak merkezi olmayan borsalarda gerçekleşmeyen transferlere bakmak iyi bir başlangıç ​​olabilir. Buradaki amaç, insanların göstergeyi kullanıp kullanmadığını kontrol etmektir.

  1. Enflasyon Oranı

Dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli konu da enflasyon oranıdır. Özellikle yeni tokenler sürekli olarak basılıyorsa sonsuza kadar küçük bir arzı garanti etmez. Bitcoin'in dikkate değer bir özelliği, gelecekte mevcut birimlerin değerinin düşmesini önlemesi ve sürekli olarak azalan bir enflasyon oranıdır. Enflasyonun kendisi her zaman olumsuz değildir, ancak çok yüksek oluşu payı azaltabilir. "İyi" veya "kötü" olarak kabul edilen standartlaştırılmış bir yüzde yoktur, bu nedenle diğer metrikleri değerlendirirken sayıyı dikkate almak mantıklı olacaktır.

Sonuç olarak her zaman olduğu gibi, piyasalar tahmin edilemez, irrasyonel bir duruma ve aşırı oynaklığa eğilimlidir. Her şeyden önce, her yatırımcının kendi araştırmasını yapmak başarı için oldukça önemlidir.

Paylaş: