Bitcoin Stok Akış Modeli Nedir?

Stok Akış (SF ya da S2F) modeli, belirli bir kaynağın bolluğunu ölçmenin yollarından birisidir. Stok Akış oranı, rezervlerde tutulan kaynak miktarının, bu kaynağın yıllık üretim miktarına bölünmesiyle bulunmaktadır.

Stok Akış modelinin uygulama alanı genellikle doğal kaynaklardır. Konuya ilişkin örnek olarak altın incelenebilir. Tahminlerde farklılık gösterse de Dünya Altın Konseyi bugüne kadar yaklaşık 190.000 ton altının çıkarılmış olabileceğini tahmin etmektedir. Bu miktardan (yani toplam arz) stok olarak kabul edip, bahsedilebilir. Bununla birlikte her yıl yaklaşık 2.500-3.000 ton daha altın çıkarılmaktadır. Kabul edilen bu miktara da akış denilebilir.

Sadece bu iki miktarı kullanarak Stok Akış oranı hesaplanabilir. Bu oran en temelde, belirli bir kaynaktan her yıl piyasaya toplam arza kıyasla ne kadar arzın girdiğini göstermektedir. Stok Akış oranı ne kadar yüksek olursa, piyasaya toplam arza oranla o kadar az yeni arz girmiş olacaktır. Dolayısıyla, yüksek Stok Akış oranına sahip bir varlık teorik olarak değerini uzun vadede iyi bir şekilde koruması gereklidir.

Bunun aksine, tüketilebilir ürünler ve endüstriyel emtialar genellikle düşük Stok Akış oranına sahip olmaktadır. Bunun nedeni, değerlerinin yok edilmelerinden ya da tüketilmelerinden gelmesi, envanterin (stoğun) yalnızca talebi karşılamak için var olması sebeplidir. Bu kaynakların mal olarak değeri yüksek olmadığı için yatırım varlıkları olma konusunda genelde performansları zayıf kalmaktadır. Bazı istisnai durumlarda, gelecekte bir kıtlık olması beklenmekteyse fiyatlarda hızlı bir yükseliş görülebilmekte ancak normal koşullarda üretim talebi karşılamayı başaracaktır.

Bir kaynağın nadir bulunabilirliğinin kendi başına değerli olduğunu göstermediğini belirtmek önemlidir. Örnek olarak bu konuda altın o kadar da nadir değildir, bugüne kadar 190.000 ton altın çıkartılmıştır. Stok Akış oranı bu varlığın değerli olduğunu çünkü mevcut stoğa kıyasla yıllık üretimin görece az ve sabit olduğunu göstermektedir.

Bitcoin ve Stok Akış Hakkında

Model en temelde bitcoin ve belirli kripto paralara, altın ya da gümüş gibi nadir emtialarla benzer şekilde yaklaşmaktadır. Altın ve gümüş genellikle değer saklama kaynakları ya da araçları olarak nitelendirilmektedir. Bu varlıklar teorik olarak görece nadir bulunabilirlikleri ve akışlarının düşük olması sebepli değerlerini uzun vadede korumaktadır. Dahası, bu varlıkların arzını kısa sürede önemli ölçüde artırmak çok zor olarak görülmektedir.

Stok Akış modelinin savunucularına göre Bitcoin de benzer bir kaynak olarak nitelendirilir. Nadir bulunur, üretimi oldukça masraflıdır ve maksimum arzı 21 milyon coinle sınırlandırılmıştır. Ayrıca Bitcoin'in arzının piyasa sürümü protokol seviyesinde belirlenmiştir, bu da akışı tamamen öngörülebilir hâle getirmektedir. Buna ek olarak, Bitcoin yarılanmaları (halving) ile sisteme giren yeni arz miktarı her 210.000 blokta bir (yaklaşık dört yıl) yarıya düşmektedir. Bu da bitcoin’in fiyatını yükseltmektedir.

Bu modelin savunucularına göre bu özelliklerin bir araya gelmesi değerin uzun vadede korunabilmesini mümkün kılan, son derece güçlü özelliklere sahip, nadir bulunan bir dijital kaynak yaratmaktadır. Modelin savunucuları buna ek olarak, Stok Akış modeli ve piyasa değeri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğunu da varsaymaktadır. Modelin tahminlerine göre Bitcoin'in fiyatı, devamlı olarak düşen Stok Akış oranı nedeniyle zaman içinde anlamlı bir artış göstermesi beklenmektedir.

Bitcoin'in Stok Akış Oranı Nedir?

Mevcutta Bitcoin'in dolaşımda olan arzı yaklaşık 18 milyon ve yıllık yeni arzı yaklaşık 0,7 milyon bitcoin olarak bilinmektedir. Şu an itibariyle, Bitcoin'in Stok Akış oranı %25 civarında seyretmektedir. Mayıs 2020'deki bir sonraki yarılanmadan sonra oran %50 civarına yükselecektir.

Stok Akış Modelinin Kısıtları

Stok Akış nadir bulunurluğu ölçmek için ilginç bir model olsa da resme ait tüm parçaları hesaba katmaz. Modeller yalnızca altlarında bulunmakta olan yatırımlar kadar güçlüdür. Örnek olarak Stok Akışı, model tarafından ölçülen şekilde nadir bulunurluğun değer yaratması gerektiği varsayımı üzerine dayanmaktadır. Stok Akışı eleştirenler ise, Bitcoin'in az bulunurluk dışında başka bir kullanışlı özelliğe sahip olmaması durumunda modelin başarısız olacağını düşünülmektedir.

Nadir bulunurluğu, öngörülebilirlik akışı ve küresel likiditesi sayesinde altın, devalüasyona açık itibari para birimlerine kıyasla oldukça istikrarlı değer saklama aracı hâline getirmiştir. Bu modele göre Bitcoin'in volatilitesi de zaman içinde azalması beklenmektedir. Birçok sayfanın geçmişe yönelik verileri bu tahminleri doğrulamaktadır.

Varlığın değerlemesi yapılırken volatilitesini de dikkate almak gerekmektedir. Volatilite bir dereceye kadar tahmini sağlanabilirse, değerleme modeli daha güvenilir hâle gelebilecektir. Fakat Bitcoin'in gösterdiği büyük fiyat oynamaları ile ünlüdür.

Volatilite makro seviyede azalıyor olsa da Bitcoin kullanıma açıldığı günden bu yana serbest bir piyasa üzerinde fiyatlandırılmıştır. Bu da fiyatın, kullanıcılar, yatırımcılar ve spekülatörlerden oluşan açık bir piyasada büyük oranda kendi kendini regüle ettiği anlamına gelmektedir. Bu özelliğin düşük likidite ile birleşmesiyle Bitcoin diğer varlıklara kıyasla ani fiyat iniş çıkışlarına daha açık hale gelir. Dolayısıyla model bu durumu hesaba katmada da başarısız olabilir.

Siyah Kuğu olayları gibi diğer dış faktörler de bu modelin etkinliğini azaltabilir. Fakat bir varlığın fiyatını geçmiş verilere dayanarak tahmin etmeye çalışan herhangi bir model için aynı durumun geçerli olacağını belirtmek de önemlidir. Siyah Kuğu olayı tanımı gereği aniden ortaya çıkar. Geçmişe yönelik veriler öngörülemeyen olayları hesaba katamaz.

Paylaş: